TV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2013 Perşembe

EBA


Bizim oğlan hala daha TV izlemiyor. Tabi bazen gittiğimiz yerde görür de izlerse çok da karışmıyorum. Zira bu bahsettiğim yılda birkaç defa oluyor. Ve diğer çocuklar izlerken kendisine 'yasaklandığını' hissetse daha kötü etkilenir diye düşünüyorum. E zaten 4 yaşını da geçtiğine göre çok da mühim değil. Tek sıkıntı o durumda ben yanında olamadığım için ne izlediklerini bilemeyebileceğim. Sıksık gidip kontrol etmem gerekiyor eğer benim yanımda değilse. Dediğim gibi çok çok nadir oluyor bu durum da. Kendisi benim arkadaşlarıma gelmeyi genelde tercih etmiyor. 'Kadın gezmesi' ne gelmek istemezmiş. Ergen misin be oğlan!! Bildiği bir arkadaşı olursa ne ala.

Üç hafta önce pazar geceleri sinema saati yapmaya başladık. Mısır patlatıp 20-30 dakikalık bir CD açıp izliyoruz. Ki çok çok hoşuna gidiyor. Fakat sinema saatinde izleyecek kısa film-çizgi film bulmakta da sıkıntı yaşıyoruz. Zira Buz Devri gibi şahane animasyonları çok uzun buluyorum ve şuan için gereksiz diye düşünüyorum. Bu konudaki alt yapı eksiğimi hızlı bir şekilde tamamlamam gerek. Misal bu pazara izleyecek bir şeyimiz yok.

Cep telefonundan oyun filan oynamaz. Çünkü ona kimse böyle birşey açmadı. Sadece babası Hacivat-Karagöz izlettiği için arada onu ister. Bir de benim cep telefonumdan nasıl öğrenmişse şarkı açıp onu dinler.

Teknolojiden şuan için uzak durmaya çalışıyoruz. Hayatında büyük bir boşluk da oluşturmuyor bu durum. Oyun oynamaktan, hoplayıp zıplamaktan, boyamaktan, kitap okutmaktan, e arada da çıldırtmaktan TV ve diğerlerine pek zaman kalmıyor. Gerek de kalmıyor.

Milli Eğitim Bakanlığının bir sitesini keşfettim geçen gün. Hangi vesileyle hatırlamıyorum. Bir grupta biri birşey mi tavsiye etmişti acaba, hatırlamıyorum.

Site EBA ; Eğitim Bilişim Ağı.

Her sayfayı detaylı incelemesem de 4 yaşında ki çocuğum için çok faydalı bir şey buldum. Ses dosyaları içinde, bir nevi radyo tiyatrosu olan hikayeler var. Şuan Deniz Yıldızı'nı dinliyoruz, her akşam 2 hikaye olmak üzere. Çok hoşumuza gitti. Dediğim gibi detaylı inceleme fırsatım olmadı, varsa ters bir şey lütfen bana da bildirin dikkat edelim. Böyle bir durum tabi önce milli eğitime bildirilme ki daha dikkatli davranılsın.

İstedim ki benim gibi TV'den uzak durmaya çalışan anneler bu siteden haberdar olsunlar.

Ayrıca Adem Güneş'in bir sözü şöyleydi: 'Periyodik radyo tiyatroları dinleyen çocuklar, "soyut kavramları sembolleştirebilme" ve "zihinsel süreç takip etme" yeteneği geliştiriyorlar'.


23 Kasım 2012 Cuma

Şubat


Son 3 küsur senedir TV izlemeye hasretiz. Bu hasretlikten pek de rahatsız değildik. Hatta buna vesile olmasından dolayı oğlumuza gizli gizli şükran besliyorduk. Malum Ömercik izlemesin diye biz de hemen hiç açmıyoruz o kutuyu. Annem de sağ olsun gündüzleri açmıyor. Akşam minnak yatınca ya da bizle başka odada oynuyor iken açıyor. Hiç alışmadığı için de bir boşluk hissetmiyor Ömercik. Misafirlikte açıksa diğer çocuklar gibi hipnotize olmuşcasına karşısına geçiyor o ayrı. O da yılda birkaç defa olduğu için hiç kafama takmıyorum. Gerçi geçen sene ortamdaki televizyonu birşekilde kapattırıyordum. Bu sene daha rahat davranıyorum. 3,5 yaşındaki çocuk için kemerleri biraz gevşetebiliriz gibi geliyor sanırım :)

Evet televizyon konusu benim hassas olduğum bir konu. Ne kadar geç tanışırsa o kadar iyidir dediğim şekerlemeler, cipsler, vs. kadar hassas. Mümkünse hiç tanışmasın. Belki cipsten korumak mümkün ama TV'den %100 korumak pek mümkün görünmüyor o da ayrı.

Geçenlerde annanesi kanalları değiştirirken bir çizgi filmi fark etti. Tabi ki annanesine açması için ısrar etti. Ben de "aç hadi anne izleyelim" dedim. Maksat 'yasak' hale getirip 'cazip'leştirmeyelim. Ne uzun bir çizgi filmdi öyle. Ben 10 dakkikada bitecek sandım. Yarım saat sürdü. Böyle ufak kaçamaklarımız da olmuyor değil.

Evden TV'yi kaldırabiliriz aslında. Evlendiğimizde televizyon almamıştık zaten. Yeni evli bir çiftin hiç ihtiyaç duymaması gereken bir yatırım bence televizyon. Konuşacak, paylaşacak o kadar çok şey varken. Çocuk mocuk yokken hele de İstanbul'da gezilecek onca yer varken. Sinema, tiyatro, seminer,...
TV hiç gerekli değil.

Fakat şuanda annem memleketini bırakıp oğluma bakmak için yanımıza gelmiş. Büyük fedakarlık.
Eylül ayından önce tüm hafta, eylül ayından buyana da 3 gün hariç bütün günlerini çocukla geçirirken akşam geçip karşısına 1 saat kafa dağıtacaksa ben de buna mani olamam herhalde.

Ben ne anlatacaktım konu nerelere kaydı.
Neyse...

Kreşe başlayalı oğluş düzenli bir şekilde erken yatmaya başlayınca biz de TV'nin karşısına geçmeye başladık. Çok çok da değil ama cuma akşamları bir dizimiz var mesela TRT'de.

ŞUBAT.

Çok beğeniyoruz. Tavsiye ederiz :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...