
Pazar sabah kahvaltıda buluştuk ve öğlen pasta kestik. Telaştan el değmeden süslerimizi filan fotograflayamadım. Ama sabah uyandığında uyku tulumuyla salona girip süslenmiş halini görünce oğlumun sevinç dolu gözleri hep aklımda kalacak. "Anne salona bak salonaa" dedi. O uyanmadan süslemeseydik daha süsleri asmadan bozacağı için erkenden tamamladık bu işi.
İki arkadaşı vardı oğlumun partisinde, biri kankası bir de ona kitaplar okuyan ablası. Onlara ayrı bir masa yaptım ama pek masayla ilgilenmediler. Biz rahat rahat kahvaltı yaparken onlar salonun altını üstüne getirmekle meşgul oldular.
Bir de 1 yaşındaki bebeğimiz vardı. Annesin kucağında.

Adam gibi fotograf çekemediğimiz için sonradan sinir olsam da haklı mazeretimiz vardı. Çocuklar delirmişti. Bir yandan onların peşinden koş bir yandan fotograf çek, pek olmadı.

Öğlen de Merhaba Pastanelerinden sipariş verdiğim fıstık çikolatalı pastamız geldi. Oğlum ve arkadaşları biz pastayı kesene kadar üzerindeki zerzevatı silip süpürdüler bile.

Bir daha evde parti yapmayalım diyorum. Bu sene de aslında bir yer tutmak istedim. Daha çok kişi davet etmek.. Sonra hiiiç içimden gelmedi. Hatta hiç kutlamayalım diye düşündüm. Ama üst üste gittiği doğum günlerinden sonra heveslendiği belliydi minik tavşanın.

Hediyelerini açtı. Kıyafetse hiç bakmadan yere bıraktı. Oyuncak değil ya, niye baksın!
En sonunda da çöpleri topladılar..
Çok alem bunlar..
