28 Temmuz 2010 Çarşamba

İtalya Notları: 9. Milano


Gezimizin Como'ya kadar olan kısmında yollar hep çift şeritti. İki gidiş iki geliş şeklinde. Como'dan sonra ise üç gidiş üç geliş oldu. Kuzey İtalya'nın güneye göre daha zengin olduğunun bu da mı bir alametiydi acaba..

Como - Milano arası 45 dakika kadar süren bir yol. 11,5-12 gibi Milano'daydık.

Milano'ya bayıldım. Günlerden cuma.. Haftanın son iş günü. Şık bayanlar sokaklarda. Harika.. şehir tarihi, tarihi olduğu kadar da yaşayan bir şehir. Aktif.. İşte birkaç ay kalabileceğim bir şehir daha :)))

Abartıyorum galiba, her gittiğim yerde 'ay burda 2 ay kalsak' diye düşünüyorum da. İstanbul'da ne kadar kalmayı düşünüyorum acaba.
Amaan hiç bir yer İstanbul'un yerini tutmaz ki! Tutmaz ama, yabancı bir şehri anlamak için orayı yaşamak için bir ay iyi bir süre. Fırsat olsa, zaman olsa..
Mümkün değil.
Buna da şükür..




Tarihi binaların banka olarak kullanıldığı bir sokağa aracımızı park edip otopark makinesinden otopark fişimizi alıp aracımızın içine bıraktık. Biz de yanlış olmaz. Park görevlisi olmasa da park parasını veririz. Elin tüyü bitmedik İtalyan yetiminin hakkını yemeğe gerek yok :)




Tarihi tramvayın geçmesini bekleyip Piazza Del Duomo'ya (Duomo meydanına) doğru ilerledik. Gene yollarda turistlerin ilgisini çekmek için ilginç kıyafetler giymiş kendisiyle fotograf çektirenler sayesinde para kazanan sokak göstericileri vardı.

Meydanda adamın biri yanıma geldi, elime buğday taneleri verdi. Ben önce anlamadım ne yaptığını. Sonradan düştü jeton. Bu da böyle para kazanıyor.. Adam öyle çevikti ki, ben daha anlamadan kuşları avcuma topladı. Onlarca kuş doldu tepeme, ellerime de konanlar on tane kadar vardı. Ben çığlık çığlığa kuşları besledim ama öyle hızlı oldu ki neye uğradığımı şaşırdım. Elimdeki yemler bitince uyanık adam 5€ istemez mi! Neyseki 2€ ile kurtulduk:))



Bu sırada benim minik ördeğim arabasında uyuyordu. Gezi boyunca arabasında uykusunu tam alamasa da bir miktar şarj oldu çocuk.

Kuş besleme sahnesini görmesini isterdim.


O hazır uyuyorken ben Duomo'yu gezdim. İçi ibadet edenlerle ve gezenlerle oldukça doluydu. Benim daha önce gördüğüm bütün kiliselerde günah çıkarma bölümlerinde papazın oturduğu bölme kapalı günahkarın ki de ya perdeli ya da gene kapalı olurdu. Burada ikisinin ki de açıktı. Kapalı kabinler de vardı sanırım. Belki de o papaz günah çıkarmıyordu. Ama ben öyle anladım, öyle hissettim. Günah çıkarmak, ne garip birşey. Ama inanç işte sorgulanmaz ki..
Duomo'nun dışı çok daha güzel.

Duomo'nun şahane kapısı.


Duomo'nun tam karşısında tarihi alış veriş merkezi Galleria Vittorio Emanuele yer almakta. Şık mağazalar tarihi yapıya çok yakışmış. Gezmeye değer.




Çok daha uzun kalabilseydik keşke diyerek ayrıldık Milano'dan. Daha yolumuz üzerindeki Verona'ya da uğramamız gerekiyor.

2 yorum:

Taze kahve dedi ki...

Harika canım,seninle geziyor gibi olduk.Yeni konakladığın yerlerden izlenimlerini bekliyoruz.Sevgiler...

Adsız dedi ki...

Çoook kısa ama güzel bir şehir gezisiydi. :)

Kocan..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...