18 Ağustos 2009 Salı

Haftasonu ve Yalova

(Denizin ortasına kadar balık avlamak için oltasıyla giren adamı dönerken çekebildim.)



Cumartesi öğleden önce Yalova feribotunda yerimizi aldık.
İndikten sonra Yalova merkeze çok yakın olan Asude Tatil köyü'ne vardığımızda saat 13:30 civarıydı. Öğle yemeğine yetişmiş olduk :)
Gitmeden önce araştırdığım kadarıyla pek lüks birşey beklememek gerekiyordu.
Sakindi. Kalabalık değildi. Genel itibariyle güzel bir yerdi. Yorumlar böyleydi.
Şimdi gidip gördüğüme göre an benim yorum yapma anımdır:
- Kesinlikle lüks değil (buna katılıyorum)
- Lüksünü geçtim çok iptidai bir yer.
- Yataklarında uyumak oldukça başarı ister. Yaylarını hissediyorsunuz. İkinci gece eşimle yer değiştirdim. Onun ki daha iyiydi. Oda da üç tane tek kişilik yatak vardı. İkisini birleştirdik. Üçüncüyü de yastıklarla bebek yatağına dönüştürdük.
- Sakin ama kalabalık oldukça. Daha doğrusu yemek saatlerinde yemeklerin hemen tükenmesine yetecek kadar kalabalık.
-Yemekleri çeşit olarak çok yetersiz. Hadi onu geçtim yemeklerin bazıları ilk dakikalarda tükeniyor.
Örneğin akşamları tek çeşit tatlı oluyor. Salata bölümündeki salataların bir kısmı hemencecik bitiyor.

- Çok ucuz da bir yer değil. Tamam gene çok lüks yapmasınlar ancak yemekleri bir iki çeşit arttırsalar, hangi salatanın daha çok itibar gördüğü belli. Herkese yetecek kadar yapsalar. Eskimiş yatakları değiştirseler bence hoş olur.
- Tatil köyünün yeri kötü değildi. Arkası geniş ağaçlık. Evler de çam ağaçlarının içinde, önü deniz, havuzu da yeterli.
-Bir de geceleri demlenen çayları çok güzel. Gün içinde sıcaktan pek içilmese de gece serinliğinde çaya büyük rağbet var.
- Deniz, marmara denizi ne kadar güzel olabilirse o kadar güzel. Yalova'ya sürekli deniz otobüsü seferleri olduğu için sabah 10'dan sonra su dalgalanıyor ve bulanıklaşıyor. Denizin sığ ve dibinin kum olmasından dolayı dalgalandığında bulanık oluyor.
- Bir hafta tatil yapmak için tercih edilecek bir yer değil bence. Denize girmeyi çok özlediğimizde gidip bir gece kalıp gelinebilir diye düşünüyorum. Zira ulaşım çok rahat.


Cırcır böceği sesleriyle uyumak, iyot kokusuyla uyanmak, kumda oynamak, yeni arkadaşlar edinmek.
İşte bunları yaşayabilsinler diye uzaklara gidemeyecekler çocuklarını buraya götürebilirler.
Bizim minik kaplumbağa bunlardan sadece ilk ikisini yapabilse de kendisine bu mini tatilin iyi geldiğini düşünüyorum.

Çocuk temiz hava aldı.
Biz dönüşümlü olarak denize girerken kendisi dalgalara baka baka uyudu. Kahvaltımızı yaparken dört bir tarafa naralar attı. Gece biz çay içip çekirdek çitlerken gariban gariban açık havada uyudu.

Bence bir bebek için güzel tecrübeler bunlar. Allah bereker versin :)
Suya hiç sokmadım. Zaten hava da çok sıcak değildi. Havuzun suyuna pek güvenemedim. Deniz de soğuktu.



Evde yeniden bi düzen oluşturmak belki zor olacak ama gezmek için değer ne yapalım. Sürekli dışardaydı eğer uyumazsa sabahtan akşama kadar gezecek miyiz bilmem.



İşin en kötü tarafı yerleşmemiş, yerleşmemişin üzerine dağılmış eve geri dönmekti. Şöyle derli toplu tertemiz bi eve dönseydim vicdan azabı çekmezdim evi böyle bırakıp gezdik diye.


Pazartesi akşam üzeri döndük evimize. Buzdolabındaki kabaklar hala diriyken ve eşim de evdeyken onları mücver yapmaya karar verdim.




Kızartmadan daha çok seviyorum fırın mücveri.
Benim tarifim şöyle:
3 büyük boy organik kabak :)
2 orta boy patates
2 baş soğan
1 diş sarmısak
2 biber
3 yumurta
Tuzlu beyaz peynir
1,5 - 2 bardak un
1 paket kabartma tozu
Nane, pulbiber, karabiber, tuz, zeytin yağı (hem içine hem borcamı yağlamak için)
Çörekotu, susam, keten tohumu

Kabakları, patatesleri, biberleri ve soğanları rondoda kıydım.
Karıştırma kabında bütün malzemeyi tahta kaşıkla bir güzel karıştırdım. Yağladığım borcama döktüm. Üzerine çörekotu, susam ve keten tohumu serptim. Pişene kadar 180 derecelik fırında, üzeri kızardıktan sonra suyunu çeksin diye 100 derecedeki fırında beklettim.
Aslında maydanoz olsaydı güzel yakışırdı ama evde yoktu.
Mücveri fırına verdikten sonra oğlanı uyuttuk.
Sonra da kendimize ziyafet çektik.


4 yorum:

Güneşligünler dedi ki...

Şirin anne, iyi gelmiştir size yinede değişiklik umarım. Bende geçen yaz iki kez günü birliğine gitmiştim deniz ve havuzundan yararlanmak için, doğrusu o bile yetmişti hiç yoktansa, ama evet kalınacak bir yer gibi görünmemişti bana da pek. Tecrübeni aktardığın için teşekkürler. Bu arada ben de fırında yapılan mücveri çok severim. Eline sağlık...

sirinanne dedi ki...

Teşekkür ederim Güneşligünler:)

e. t. dedi ki...

şirinem bak şimdi üzüldüm.
diyeceksin ki niye?
aynı hafta sonu bizde dönüş yolundaydıkya kuzenim asude de kalıyordu. yanlarına uğrayıp hafta sonu kalalım dedik. yer yok dediler.
yani gelebilseymişiz karşılaşacakmışız. tüüh
birlikte olurduk. ne güzel süpriz olurdu hepimize.
neyse bakalım. belki sonra programlı gideriz bi yerlere ;)
Ö.A. yı kokladım seni öptüm

sirinanne dedi ki...

Evet,
Gidelim beraber e.t.cim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...